0555 000 00 00  |   [email protected]  |  
Menü

Ahmed Arif'in Edebi Kişiliği

 Ahmed Arif'in Edebi Kişiliği

Ahmed Arif’in hayat görüşü, onun şiirlerine işlemiştir resmen. Hayatını geçirdiği hapishaneler, Leyla Erbil aşkı bize bıraktığı şiirlerin bel kemiğidir. Bu bakımdan ki onun önce hayatı daha sonra edebiyatı işlenmelidir.

Ahmed Arif’in hayat görüşü, onun şiirlerine işlemiştir resmen. Hayatını geçirdiği hapishaneler, Leyla Erbil aşkı bize bıraktığı şiirlerin bel kemiğidir. Bu bakımdan ki onun önce hayatı daha sonra edebiyatı işlenmelidir.
 
Ahmed Arif'in Hayatı
 
1925 yılında Diyarbakır’da doğmuştur. Temel öğrenimini Diyarbakır’da görmüş ve daha sonra Ankara Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi Felsefe bölümünü seçmiştir.  Şair ve gazeteci olarak bilinir.
 
1950 ile 52 arasında siyasal düşünceleri nedeniyle 2 kez tutuklandı ve bu yüzden felsefe öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. O da Ankara’da iş aramaya karar verdi ve Ankara Gazetesinde teknik işlerde çalışmaya başladı. Daha sonra İnkılapçı Gençlik, Yeryüzü, Beraber, Seçilmiş Hikayeler, Yeni Ufuklar, Papirüs dergilerinde şiirler yayımlamaya başladı.
 
Yayımladığı şiirler toplumcu şiirlerdi. Ayrıca şiirlerinin özgün yapısıyla da dikkat çekti.
 
Dergiciliğe bir süre ara verdi. 1967 yılında eski şiirleri Soyut adlı dergide çıkınca yeniden dergilere merhaba dedi.
 
Leyla Erbil’e aşıktı ama ona olan aşkını şiirlerinde ve kendi içinde yaşadı. Erbil onu reddetse de o, ömür boyu bu aşktan vazgeçmedi.
 
2 Haziran 1991’de Ankara’da bulunan evinde yalnız başına bir kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu.
 
Ahmed Arif'in Edebi Kişiliği
 
İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şairlerin arasında sayılır. Diğer şairler; Can Yücel, Ataol Behramoğlu ve İsmet Özel’dir.
Şiir yazmaya 1960 dönemi sonrası başlamıştır.
Dönemi içinde güçlü ve önemli bir etkiye sahiptir.
Şiirlerinin başlıca konusu Anadolu ve haksızlıktır. İsyan ve direniş temasını sıkça işlemiştir.
Dili son derece özgün, akıcı ve sadedir. Şiirinde katmanlık ya da muhayyel öge görülmez. Kullandığı imgeler, topluma uygundur.
Güçlü bir lirizme sahiptir. Şiirlerinin kendine özgün, duygusal yapısı her kesimden insanın dikkatini çekecek ölçüdedir.
Aşağıda da örneğini verdiğimiz gibi birçok şiiri bestelenmiştir.
“Yurdum Benim Şahdamarım”’dan sonra tüm şiirlerinin toparlandığı “Hasretinden Prangalar Eskittim”  çıkmıştır.
Toplumcu şiir ortamını etkileyen ve bir öncü olan şiirlerine bir yenisini daha katmamıştır. İnce bir kitap hacminde olan az sayıdaki şiirine yenilerini eklememiştir. Her ne olursa olsun Türk şiirinde hatırı sayılır bir yere sahiptir ve Türk şiirine katkıları gerçekten büyüktür.
Cemal Süreya onun için şu yorumu yapmaktadır : “Doğu Anadolu insanının müthiş malzemesini korkusuz bir lirizm içinde önümüze yığıyor. Sonra bütün Anadolu insanına doğru yayıyor onu. Pir Sultan Abdal'ı, Urfa'lı Nazif'i, Köroğlu'na, Bedrettin'e bağlıyor (…)  imge onda sınırlı bir öğe değil. Bir bakıma şiirin kendisi, bütünü. Öyle ki bütünüyle vardır onun şiiri. Kelimeler ilişkin oldukları kavramları aşan ve daha geniş durumları kavrayan bir nitelik gösteriyor. Şiirin bütünü içinde kullanılmış bazı düz sözler inanılmaz bir çarpıcılık, bir imge yeteneği kazanmaktadır Ahmed Arif’te. Öte yandan, şiirin içinde birer ikişer kelimelik mısralar halinde akan bu sözler biçim yönünden de önem kazanmaktadır. Öyle ki, kendiliğinden doğan ve yalnız Ahmed Arif’e özgü gizli bir aruz gibi bu sözlerden bütün şiire bir müzik yayılmakta, ya da bütün şiir çekidüzenini onlarda bulmaktadır.”
Şiir Kitapları
Hasretinden Prangalar Eskittim (Everest yayınları, 57. basım, 2006);
Yurdum Benim Şahdamarım (Everest yayınları, İstanbul, Kasım 2005, 5. Basım)
Bazı Şiirleri
Akşam Erken İner Mahpushaneye
Anadolu
Ay Karanlık
Sen Hep Şerefinle Yaşarsın Baba
Bu Zindan Bu Kırgın Bu Can Pazarı
Diyarbekir Kalesinden notlar ve Adiloş Bebenin Ninnisi
Hani Kurşun Sıksan Geçmez Geceden
Hasretinden Prangalar Eskittim
İçerde
Kara
Karanfil Sokağı
Leylim Leylim
Merhaba
Otuz Üç Kurşun
Sevdan Beni
Suskun
Unutamadığım
Uy Havar!
Vay Kurban
Yalnız Değiliz
Kara
Bestelenen Şiirleri
Akşam Erken İner Mahpusaneye Cem Karaca - Akşam Erken İner Mahpusaneye
Akşam Erken İner Mahpusaneye Fuat Saka - Akşam Erken İner Mahpusaneye
Ay Karanlık: Ahmet Kaya - Maviye Çalar Gözlerin
Ay Karanlık: Cem Karaca - Ay Karanlık
Diyarbekir Kalesinden Notlar ve Adiloş Bebe: Cem Karaca - Adiloş Bebe
Diyarbekir Kalesinden Notlar ve Adiloş Bebe: Grup Yorum - Adiloş Bebe
Diyarbekir Kalesinden Notlar ve Adiloş Bebe: Kızılırmak - Adiloş Bebe
Diyarbekir Kalesinden Notlar ve Adiloş Bebe: Moğollar - Adiloş Bebe
Hasretinden Prangalar Eskittim: Ahmet Kaya - Hasretinden Prangalar Eskittim
Hasretinden Prangalar Eskittim: Suavi - Hasretinden Prangalar Eskittim
İçerde: Rahmi Saltuk - Dağlarına Bahar Gelmiş Memleketimin
Kara: Grup Ekin - De Be Aslan Karam
Otuzüç Kurşun: Cem Karaca - Otuzüç Kurşun
Otuzüç Kurşun: Grup Baran - Otuzüç Kurşun
Otuzüç Kurşun: Zülfü Livaneli - Kirvem
Otuzüç Kurşun: Fikret Kızılok - Vurulmuşum
Otuzüç Kurşun: Onur Akın - Otuzüç Kurşun
Sevdan Beni: Cem Karaca - Sevdan Beni
Sevdan Beni: Fikret Kızılok - Haberin Var Mı
Suskun: Fikret Kızılok - İki Parça Can
Suskun: Ahmet Kaya - Suskun
Suskun: Edip Akbayram - Suskun
Suskun: Alaaddin Us - Suskun
Unutamadığım: Cem Karaca - Unutamadığım
Unutamadığım: Grup Baran - Unutamadığım
Uy Havar!: Ahmet Kaya - Oy Havar
Vay Kurban: Cem Karaca - Vay Kurban
Vay Kurban: Grup Baran - Seni Sevmek Felsefedir
Vay Kurban: Grup Yorum - Gün Ola
Adiloş Bebe: Grup Yorum - Gün Ola
Mektupları
Cemal Süreya’ya Mektuplar
Leylim Ley – Ahmed Arif’ten Leyla Erbil’e Mektuplar