Ana Sayfa Mektupları Şiirleri Biyografi Kitapları Hakkında Yazılar Duyurular Videolar Ordan Burdan Edebi Yazarlar Albüm İletişim
Şiirleri
Hakkında Yazılar
Ahmed Arif üzerine düşüneceğimiz...

Tanzimat’tan sonra şiirimiz, herkesin bildiği gibi Batı şiirinin etkisinde gelişmiştir. Anlatı yazın türleri zaten, Batı örnek alınarak geliştirilmiştir. Biz, Ahmed Arif üzerine düşüneceğimiz için, salt şiirin gelişme evrelerini inceleyeceğiz.

Kaynağında, Türk şiirinin darboğazda olduğu, XVIII. yüzyılda anlaşılmıştır. Nedim (...-1730) bir şeylerin farkında olmalı ki, yeni mazmunların peşine düşmüştür. En azından deyişte değişiklikler yapmıştır. Şeyh Galip (1757-1799), mazmunları altüst etme girişiminde bulunmuş, yeni bir imge dokusu yaratmıştır. Osmanlı yazınıyla İran yazınını derinden inceleyen Şeyh Galip, özellikle mazmunları en imgesel biçimde, dizenin müziksel etkisine önem vererek işlemiştir. İran şairlerinin özenle kullandıkları, ama bizim şiirimize pek yansımamış “sebk-i Hindi” denen biçemi, büyük bir olgunlukla kullanmıştır. Özgün imgelerini, özellikle Türkçenin sesleriyle söylemeye özen göstermiştir.

Döktü omzundan puşu saçağını Açtı gönüller deli bayrağını

Ayyenisi gökte ne Ülker satar Değmeyicek kestiği tırnağını

Gözceğizim boyamak ister benim Al boyayıp kan ile dudağını 

Saldı gönüller iline âfeti Kurdu göz ırmağına otağını

Nice tabur dağıdır ol yosmanın Saç dağudub eğmesi kalpağını

İçüp içüp kendi elinden anın Duramayıp öpmüşüm ayağını

Çok sürünüp gözlemişim izleyüp Ayağının izini toprağını

Vermedi bir kimseye Galip geçit Kanda çevirdiyse söz ırmağını

Bu gazelde gördüğümüz tüm “mazmunlar" yenidir. Dn için bir devrimdir bu. “Omuzdan puşu saçağını dökmek”, “t rağını açmak”, hilal yerine “ayyenisi", “kestiği tırnağa dep “dudağını kesip kanıyla gözceğizini boyamak", “göz ırmağı", ğını eğmek”, “ayağının izini izlemek", “kimseye geçit vermemi ırmağını çevirmek" gibi imgeler, tümüyle Türkçe sözcükleri! muştur.

XIX. yüzyılda, değişim gereksinimi kendisini iyice duy tur. Ne ki, yeni bir şiiri kuracak deneyimden yoksun ola» şiiri, istenen sonuca varamamıştır. Kaynağında, Türkçe, ki zesini geliştirecek fırsatı yakalayamamıştır. İlk yazılı belgem Orhon Anıtlarfmn yazılmasından yaklaşık bir yüzyıl sonra,! İslam öğretisinin etkisiyle sarsılmıştır. Enderunlu Fazıl (175! gibi zayıf şairler, yerli beğeni yaratmaya çalışmışlarsa da, yı ğeniyi oluşturacak birikimden yoksundular. Bu şairlerin yi ğeniye yönelmeleri, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın söylediği gi van şiirinin değerlerinin zayıflamasından dolayıdır. Ahmetl Tanpınar (1901-1962), bu şairlerin “yarenlik edasıyla" yazdi söyler.’ Enderunlu Vasıf (...-1824), Divan şiirinin anıtsal biç bir tür söyleşi havasına sokar. Bu yoldamı (tarz) bile, günde olayı, çok açık bir öykü düzeniyle yazdığı için, yenileşme edilmiştir. Yadsımamak gerekir ki, İstanbullu yaşa şiirlerinde yeni bir görüntüdür. XIX. yüzyılda başli biçiminin yansımalarını görürüz onun şiirinde. Ö; insanın ruhsal durumunu yansıtır. Vasıf ın aşkı, yaş lanan bir aşktır. 

Giderken yalıya ikimiz üç çifte piyaleyle

Sana sık sık bakup zor ile gönlüm mübtelâ kıldizelerinde, bir aşk öyküsünün başlangıcını okur ^ alınmış deyimleri kullanmasına karşın, şiir estet^ den, yeni şiirin yaratıcısı olamamıştır. Elias Johna (1857-1904), Osmanlı şiiri üzerine yazdığı ünlü ta yaratma yetisini ve eğilimlerini, Acem dizesi yerine yoğunlaştırsaydı, halkımızın ünlü ve güçlü bir şai| gülüyor.

XIX. yüzyılda yenileşmeye yönelmiş bir şairi de i Molla’dır (1785-1829). İzzet Molla, var olan dizg hiçbirini, doğru dürüst incelememiş görünüyor. < öğelerinden değişik biçimleri ve yoldamları istedi kullanmıştır. Seçıneci bir beğeniye sahiptir. Yeri* onun şiirinde yeni bir biçim alır. Döneminin kişili yönleriyle ele alır. Kimi zaman, Şeyh Galip’ten ye ya çalışır, kimi zaman Nefi’den (1572-1635) esinf gibi yüksek sesle söyler, kimi de Nedim gibi şakri (1642-1712) gibi hâkimâne (felsefi) sözlere yönel olan İzzet Molla’nın Mihnet-i Keşan’da, çevresinde- li renkleriyle betimlemesi ilginçtir. Betimlediği ti başından geçenlerle bütünleşirler. Böylece, şiirirr şantının öyküsünü izlemiş oluruz. İzzet Molla, h< mış olanı sergiler. Bu, yeni bir yoldamdır. Gülşen- aşk kahramanlarını, onların öykülerini, kendi yaş tirir. Bütün o serüvenler, İzzet Molla’nın çevresir ki, bilinen koşuk geleneğinden kurtulamamıştır. 

büyük örneklerden yoksundu. Hıristiyanlık, eski Yunan trajedisinden, eski Yıınan mitolojisinden örnekler alarak yeniden yaratma olanağına sahipti. İslam toplumlar], eski Yunan trajedisine yabancıydılar. Hıristiyan yazınının önemli bir kazancı da, İncii’di. İncil, İsa'nın dramını farklı biçimde yansıtan örneklerle doluydu. Oysa, Kuran tekti. Ayrıca, Kuran'da Muhaınmed’in yaşamı anlatılmıyordu. Mulıammed. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın söylediği gibi, "ilk günahı kabul e£»ı/)w”du.  Bu inanç, toplumsal sınıfların savaşım yollarını tıkıyor, demokratikleşmeyi engelliyor. Her şeyden önce, İslam toplumlan, tarihsel ereklilik (finalité) düşüncesinden yoksun kalmışlardır.

Tanzimat şiirini ve yazınını Batı’nın öykiinmecisi olarak eleştirenler, yazınımızın ve düşün yaşamımızın en büyük eksiğinin farkında değillerdir. Hıristiyan lıalk şairleri, Orta Çağ boyunca, Incil’den biiyiik oranda yararlandılar. Incil’de, İsa’nın acılı yaşamı vardı. Hıristiyan halk şairleri, İsa’nın yaşamından kesitler alıyorlar, onları, kasaba kasaba, kent kent oynuyorlardı. Hatta, bunları köylerde de oynuyorlardı. Böylece, Hıristiyan dramı gelişiyordu. Yıınan örnekleri de artı bir katkı oluyordu. Mystere'ler (İsa’nın yaşamından kesitleri canlandıran oyunlar, öyküler, şiirler vb.), çağdaş Batı yazınının gelişmesinde eşsiz örnekler oluşturmuştur. Bu yüzden, Tanzimat’tan sonraki yazınımız, Batı’dan örnekler alınıştır, Bu yönelim doğruydu. Belki, yerli anlatı türlerinden yararlanmama eleştirilebilir.

Osmanlı yazınının en büyük eksiği de eleştiriydi. Divan yazınında eleştiri yoktur. Eleştirin olmadığı yerde gelişme beklenemez. Eleştiri olsaydı, beş yüzyıllık bir nazire şiiri doğar mıydı? Herkes, birbirinden aşırmış, ama hiç kimse karşı çıkmamış. Çünkü, eleştiri yok. Tezkiıeciler, cılız, sığ eleştiriler yapmışlarsa da, tür olarak, kuramsal eleştiriyi bilmemişlerdir. Bu da, yazınımızı, kendisine öykünen, kendisini yenilemeyen bir yapıya sürüklemiştir. Tanzimat yazını, her bakımdan, dış örneklere gereksinim duymak zorundaydı.

Tanzimat yazını, Batıyı örnek alarak, belli ölçüde, öğretilere ve kuramlara da yöneldi. "Toplum içiıı sanat" kavramı girdi yazınımıza. Namık Kemal (1840-1888), yazının “toplum için' olması üzerine kalem kavgalarına girişti. Bu tartışmalar, imparatorluğun içinde bulunduğu sorunların tartışılmasına yol açtı. Şiirimiz, bu tartışmaların ışığında siyasallaştı. Namık Kemal, yeni bir öğretinin şiirini yazıyordu. Namık Kemal’in şiiri, özgürlükçü, yurtsever, yığılmış toplumsal acıların yansıdığı duyarlı bir şiirdi. İslam öğretisinde bulunmayan öğeler taşıyordu. Klbette. bir imparatorluk toplumunda, ırka dayalı ulusalcılık yapılamazdı. Bu yüzden "Osmanlıcılık’'. Türk adı söylenmeden yapılan bir ulusalcılıktı. “Cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten" derken, aşiretin ırkı belliydi, sadece adı söylenmiyordu. Ama giderek, Türkçülük, bir öğreti durumuna geldi. Ancak, Osmanlıcılıkla başlayarak parça buçuk gelişti.

Diğerleri

Hasretinden Prangalar Eskittim. Reklam Sahnesi

Ahmed Arif Ve Niyazi Akıncıoğlu Üzerine

Şiir Analizi | Gülten Akın: “Ahmed Arif’in şiiri baştan sona somut gerçeklere dayanan bir şiir

TAMBURANIN TELİ / Can YÜCEL

AHMED ARİF'İ ZİNDANLARA DÜŞÜREN ŞİİR

Tanzimat’tan sonra şiirimiz

Degişim İçin Önemli Adım

Ahmed Arif üzerine düşüneceğimiz...

Ahmet Arif'i Yaratan Ortam

Rasim Öztekin, Ahmet Arif oldu

Ahmed Arif, Hasretinden Prangalar Eskittim kitabının yayınlanma öyküsünü anlatıyor

33 Kurşun'un filmi çekiliyor

Bob Marley

yaşamak direnmek...

Bob Marley

Zinedine Zidane

Wintu Kabilesi’nden bir kadın

Sioux Kabilesi Ayakta Duran Ayı

SENİ ANLATIYORUM ÇARPIŞMADA /Abidin AYDIN

SENİ ANLATIYORUM ÇARPIŞMADA /Abidin AYDIN
 
 
Site İçi Arama
 
Üye Girişi

Kullanıcı Adı :

Şifre :

 
Kayıt Ol - Şifremi Unuttum
   
COPYRIGHT 2010 © Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Alıntı Yapılamaz.
Networkbil.Net

Evden eve nakliyat    Eyüp Evden eve nakliyat